27 Nisan 2013 itibariyle Aksaray Belediyesi Cumhuriyet Mahallesi Spor Kompleksi Rekreasyon Alanları Proje Yarışması sergi ve kolokyumuna katıldık. Aksaray Belediye Başkanı Sayın Nevzat Pala’dan, Peyzaj Mimarı Ahmet Demir ve Mimar (Dr.) Onur Yüncü ile ekibimizi temsilen plaketimizi aldık. Uzun süredir tesadüf edemediğimiz eski meslektaş ve arkadaşlarımızı görmek de oldukça keyif vericiydi.

Kolokyumda da görüşlerimizi, yarışma sürecine dair eleştirilerimizi jüri ile paylaştık. Kolokyumların yarışma sürecini kavramak ve işleyişine dair deneyim edinmek için önemli platformlar olduğunu düşünüyorum. Bu platformlarda ifade edilen eksik ve yanlışlıklar, hiç bir işe değilse kurumların daha sonraki yarışmalarına, jürilerin daha sonraki değerlendirme deneyimlerine yön, katılımcılara fikir verir. Doğru değerlendirildiğinde bu süreçler, tüm mimari ve planlama branşları için kazanım olur. Bunun için kolokyumda paylaştığımız görüşlerimizi buradan da paylaşmayı uygun buldum. Aşağıdaki aktarım, kolokyumda geçmiş diyaloglarımızın video kayıtlarından yapılmış kaba bir derlemesidir. Bu görüşler, kesinlikle ne yarışmalar konusunda attığı adımın desteklenmesi ve gelecek benzer çalışmalar için yüreklendirilmesi gereken Aksaray Belediyesi’ni, ne de tek tek jüri üyelerini suçlama amacı taşımadığı gibi, ödül almış diğer ekiplerin başarılarına da gölge düşürmez. Bu paylaşımın olduğu gibi, salt iyi niyetli bir edinim paylaşımı olarak algılanacağı ümidiyle…
Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışma Yönetmeliği (“Yarışma Yönetmeliği” olarak ifade edeceğim) 34. Maddesine göre “Kolokyuma tüm jüri üyelerinin katılımı (Danışman, asil, yedek) ve raportörlerin katılımı zorunludur”. Bizim kolokyumda 3 asil jüri üyesi ve raportörler hazır bulunuyordu. Belki izleyici tarafında oturan jüri üyeleri gözden kaçmış olabilir, mazeret bildirenlerin ifadesini biz farketmemiş olabiliriz.
Yarışma sürecine dair ilk sıkıntımız jüri raporunun kolokyum öncesinde elimize ulaşmamış olmasıydı. Tabir uygunsa ” notumuzun nerelerden kırıldığı”nı resmi ağızdan öğrenememiştik. Yarışma Yönetmeliği 33 Maddesine göre “Jüri değerlendirme toplantılarının tüm tutanaklarıyla, jürinin raporları ve üyelerin bireysel raporları yarışmanın sonuçlandığının idareye bildirilmesini izleyen bir hafta içinde yarışmaya katılan tüm yarışmacılara gönderilir.” Konuşmalar sırasında öğrendik ki rapotörlük bu gönderimi bir gün evvel internet üzerinden yapmış. Ancak çoğu grup gibi bizim de SPAM klasörümüze düştüğü için gözden kaçmış. Sergideki raporlar ise jürinin masasına konduğu için görülmemiş.
Bir diğer nokta parselasyona müdahale etmiş projelerin, ödül listesindeki bir mansiyon verilmediği halde satın almanın üzerine çıkamamış olmasıydı. Şartnamede bu konu tamamen muğlak bırakılmıştı. Bu konuya referans olabilecek aşağıdaki madde ise takdir edileceği üzere iki tarafa da yorulmaya müsaitti:
- Yürürlükteki imar planının yarışma alanına ilişkin ilke ve kararlarının önerilecek proje bütünü içinde irdelenmesi ve gelecekteki planlama çalışmalarına veri oluşturacak önerilerin geliştirilmesi. (Yarışma Şartnamesi, Sf.2, Madde 4, 3. nokta)
Nitekim durumun muğlaklığı soru cevaplara da yansımıştı. Parsellere müdahale edilip edilemeyeceği, yerlerinin değiştirip değiştirilmeyeceği konusunda bir çok soru gelmişti. Bunlardan en açık olanları aşağıdaki 31 ve 32 numaralı sorulardı ki cevapları ile birlikte aynen şu şekildeler (Yarışma Soru-Cevapları, Yarışma Alanına İlişkin Sorular, Sf.3):
- Soru 31: 05.04.2012 tarihinde sayılı meclis kararında belirlenen imar planında yerle park 19 çevresinde yer alan resmi kurum, bina, karakol diğer rekreasyon alanlarıyla bütünlük sağlaması için şehircilik olarak yer değiştirilebilinir mi? Başka bir deyişle bu bölgelerde plan tadilatı yapılabilinir mi? (madde 28/Yarışma Alanına İlişkin Haritalar-8 (1/1000 ölçkeli uygulama imar plan hükümleri))
- Cevap 31: Yarışma Şartnamesinde yer alan yarışma alanı sınırları ile ilgili koşullar aynen geçerlidir.
- Soru 32: Planda belirtilen yollarda değişiklik önerilebilir mi? (Şartname madde 4)
- Cevap 32: Yarışma alanında söz konusu Park 9, 18 ve 19 nolu parseller arasında yer alan imar yaya yollarının değerlendirilmesi yarışmacılara bırakılmıştır. Park 7 nolu parselin, Parsel 6 ve 8 ile ilişkisinde yer alan imar yoluna müdahale edilemez.
Buradaki en açık ifade 32.soruya verilen cevapta geçen hangi yolların kesin kalıp, hangilerinin müdahale edilebilir olduğu ifadesiydi. Jüri, ilginç bir biçimde bütün ifade yazım hatalarına rağmen son derece açık bir soruya, “evet yapabilirsiniz” ya da “hayır yapamazsınız” gibi açık ve net bir cevap vermek yerine zaten muğlak olan şartnameye yönlendirmiş ve diğer benzer soruları da “Bakınız Cevap 31 ve 32” referansları ile bu cevaba yönlendirerek bir anlamda cevapsız bir paradoks yaratmayı tercih etmişti. Bizim -ve sanırım Türkçe bilen herkesin- yukarıdaki şartname maddesi ve soru-cevaplardan anladığımız şudur:
İmar yollarını değiştiremez, bahsi geçen ara yolları değiştirebilirsiniz, ancak imar planını yok kabul etmeden önerilecek proje bütünü içinde irdeleyerek, gelecekteki planlama çalışmalarına veri oluşturacak öneri getirebilirsiniz. Ne var ki, bundan da imar kullanımlarının yeri değiştirilemez anlamı çıkmaz. Kaldı ki objektif bir mesleki yaklaşımla yeşil sürekliliğinin önünde anlamsız biçimde duran parsellerin, mimari anlamda değerlendirmeye müsait bir alana kaydırılması daha akla yatkındı. Nitekim, biz bu tasarrufu, rekreasyon alanı ve yeşil sürekliliği sekteye uğratan kullanımları yok etmek yerine alan içinde reorganize ederek kullanmış olmamıza rağmen, boş olan mansiyona dahi çıkarılmayarak bir anlamda ödüllendirilirken, cezalandırılmıştık.
Jüriye bu durumu anlattıktan sonra, basit biçimde şunu sorduk: “31. soruya “evet yapabilirsiniz”, ya da “hayır yapamazsınız” diye cevap yazmak çok mu zordu?”
Jüri de kolokyumda bu konudaki kararsızlığını/netsizliğini itiraf etmek durumunda kaldı. Sohbet ilerledikçe danışman jürinin sürece olması gerekenden daha fazla müdahil olduğunu ve asil jürinin bu konuda ciddi biçimde atıl kaldığını hissettik. Asil jüri projeler iyi olduğu için teşvik edilmesi gerektiğini danışman jüriye rağmen savunarak projemizin en azından satın alma almasını sağlamıştı. Bu arada satın alma alan projelerden bir tanesinin “korunacak imar yolu” hususuna uymamış olması da gözden kaçmayan bir çelişkiydi. Jüri bu seçimle bir anlamda kendi kuralına da aykırı davranmıştı.
Birkaç yarışmaya katılmış birisi olarak şunları söyleyebilirim:
Danışman jüri kurumu bu şekilde çalışmak için kurulmamıştır. Nasıl değerlendirmenin objektifliğine gölge düşüreceği için yarışmayı açan kurumun temsilcileri asil jüri ol(a)mazsa; danışman jüri de, objektif akademik/teknik personelden değil, temelde kurum temsilcilerinden oluşur. Bu kurumun sürece dahli için anlamlı ve önemli bir araçtır. Jüri çalışmaları ilk başladığı anda, kurumun olanaklarını sunmanın yanısıra, beklentilerini açık ve net biçimde belirterek asil jürinin sağlıklı bir şartname ve ihtiyaç programı hazırlamasını sağlar. Asil jüri zaten deneyim gereği bu tip sıkıntı yaratması muhtemel noktaların büyük kısmını öngörecektir. Danışman jüri’ye danışılarak bu konular şartnameye net biçimde yansıtılır. Böyle hazırlanacak bir şartnamede zaten bu soru-cevaplara gerek kalmayacak, ya da sorular daha net cevaplar alabilecektir. Değerlendirme aşamasında danışman jürilerin oy hakkı yoktur. Kurumun kriterlerini zaten işin başında ortaya koymuşlardır. Değerlendirme asil jüri tarafından yapılır. Ancak eşitlik, kararsızlık vb. hallerde danışman jüriye danışarak netleşme yoluna gidilir.
Diğer konu olarak eksik ödül verilmesi ise kanımızca başka bir usül hatasının sonucuydu. Yarışma Yönetmeliği Madde 31/e’de son derece açık biçimde şu ifade yer almaktadır: “Jüri şartnamede öngörülen ödül ve mansiyonları vermek zorundadır”. Jüri açıklamasında ödülleri tam verdiğini ancak ödül verilen projelerden bir tanesinin zarf açıldığında katılım şartlarını yerine getirmediği tespit edildiği için ödülünün iptal edildiğini ifade etmektedir. Bu durum ilgili tutanağa da şu şekilde yansımıştır:
“Jüri; satınalma, mansiyon ve ödül kazanan projelerin kimlik zarflarını açarak kimlik ve gerekli belge tespiti yapmıştır. Bu tespitler sonucunda 3. Mansiyonu kazanmış olan 2 sıra no’lu projenin kimlik zarfı içinde yarışma şartnamesinin 7. Maddesinde ifade edilen ve bulunması zorunlu olan Peyzaj Mimarı’nın ekipte yer almadığı ve belgesinin olmadığı görülmüştür. Yarışma şartnamesi 18. Maddesi uyarınca 2 sıra No’lu projenin kazanmış olduğu 3. Mansiyon ödülünün iptal edilmesine karar verilmiştir.” (T.C. Aksaray Belediyesi Parklar ve Bahçeler Müdürlüğü, 18.04.2013, Sayı: M.68.0.AKS.0.33/321, İhale kayıt numarası: 2013/12726, İşin adı: Aksaray Belediyesi Cumhuriyet Mahallesi Spor Kompleksi ve Rekreasyon Alanı Proje Yarışması, Tutanak -4-)
Yukarıdaki durum bir ödülün o gruba verilmesini iptal etmek için haklı bir gerekçedir. Bununla birlikte, bu tip durumlar için; Yarışma Yönetmeliği 32. Maddeye göre davranılır, ki onun ilgili kısmı da şu şekildedir: “(…) Zarfların açılmasından sonra, ödül alan yarışmacılardan herhangi birinin yarışmaya girmeye hakkı olmadığı anlaşılırsa kazandığı derece sayılmaz ve o ödül sıralamaya göre ondan sonra gelene verilmek suretiyle diğerleri bir üst sıraya çıkarılır. (…)” Başka bir deyişle tutanakta yazdığı gibi ödül iptal edilemez, verilen derece sayılmayarak kaydırma yapılır.
Jüriye neden ödülleri kaydırmadığını sorduğumuzda “zarfların açılmış olmasından ötürü ekipler ifşa olmuştu, proje sahiplerini bilerek kaydırma yapmamız mümkün olmazdı” gibi bir açıklama aldık. Jüri’nin hele de tanıdığı insanlar söz konusu iken -yeni bir değerlendirme ile- yukarı taşıma yapması elbette doğru olmaz. Ancak daha önce yapılan değerlendirme tutanakları göz önüne alınarak objektif bir kaydırma yapılması yine de mümkün olabilirdi. Jüri Değerlendirme Tablosu’nda kaydırılacak 3 satın alma projesinden (arasında bizim projemizin de olduğu) 2’sine oy birliği ile karar verildiği görülüyor. Belli ki kaydırılacak proje bu ikisinden birisidir. Daha önceki turlara ait değerlendirmelere bakıldığında ise her ikisinin de 2. tur değerlendirmesinde birer adet “-” değerlendirme dışında hep “+” değerlendirme aldığı, başka bir deyişle jüri nazarında bu iki projenin gerçek anlamda eşdeğer oldukları görülüyor (T.C. Aksaray Belediyesi Parklar ve Bahçeler Müdürlüğü, Sayı: M.68.0.AKS.0.33/319, Aksaray Belediyesi Cumhuriyet Mahallesi Spor Kompleksi ve Rekreasyon Alanı Proje Yarışması, Jüri Değerlendirme Tablosu). Jüri yeni bir değerlendirmeye gidemez, ancak teknik olarak zarflar açılmış olsa bile, bu tabloya göre objektif biçimde bu iki projenin Eşdeğer 3. Mansiyon olarak yukarıya taşınması ve ödülün paylaştırılması gerekirdi. Bu kaydırmanın ardından jüri (yasal zorunluluğu olmamakla birlikte) gerekli görüyorsa elenmiş ve zarfı henüz açılmamış projelerden başka satın alma(lar) da seçebilirdi. Kanımca böylesi bir senaryoda, ödül dağılımını hakkaniyetli kılmak adına etik bir gereklilik olarak 2 proje daha satın alma ödülü almalıydı.
İşin başka bir tarafı da şudur: Jüri bu ifadesiyle, aslında burada kimlik zarflarının açılışında yaptığı usül hatasını da itiraf etmiştir. Nitekim o an elimizde olmayan tutanak ve rapotör arkadaşlarla yaptığımız kısa sohbetle de bunu gördük. Şu basit detay önemlidir: Jüri değerlendirmenin ardından, tüm ödül alan projelerin zarflarını aynı anda açmak yerine, olması gerektiği gibi yukarıdan aşağıya sırayla açıp kontrol ederek gitmelidir. Bu sayede olası kaydırma ve eşbaskınlık gibi durumların yeniden değerlendirmesi ihtiyaçlarında sıkıntısız bir işleyiş mümkün olacaktır.
Gerek yarışma açan kurum, gerek jüri ve raportörler, gerekse yarışmacılar açısından ders çıkarılacağını umduğum tüm bu sıkıntılara rağmen, ödül almış diğer arkadaşlara yeniden tebrikler, başta belediye başkanı, belediye çalışanları ve jüri üyeleri olmak üzere emeği geçmiş herkese teşekkürler. #yarismaylayapmak bir adım. Yarışma süreçlerini sağlıklı işletmekse o adımı anlamlı, verimli kılan ve sorumluluğu kurum, jüri ve yarışmacılardan ötesine yayılan bir durum. İlk adımı atmış Aksaray Belediyesi’nin bu konuda yüreklenmesi, daha adil ve fikir zenginliği yaratan bu yöntemi benimsemesi, daha sık kullanması ve örnek uygulamalarına imza atması temennisiyle.
